Başkasını bilmem ama ben kendimi aldatılmış
hissediyorum.Aynı zamanda o kadar şaşırıyorum ki bunca zaman gerçek yüzünü
nasıl saklayabilmiş diye.Nasıl da farkına varmamışım diyerek kendime
de kızmayı unutmuyorum tabi.
Ev arkadaşımdan bahsediyorum.Daha doğrusu eski
ev arkadaşımdan.Bir yıl boyunca yediğim içtiğim ayrı
gitmeyen,gezmeye,eğlenmeye,alışverişe,konserlere kısacası her yere beraber
gittiğim,ne zaman bir derdim olsa ilk ona anlattığım insandan.
Aramızda 2 yaş vardı.Büyük olan taraf bendim.Zaman
içinde farkediyorsun ki bir yıl bile insanın düşüncelerini çok fazla
değiştiriyor,büyüyorsun,olgunlaşıyorsun.Çoğu zaman farkediyordum
düşüncelerimizin ne kadar zıt olduğunu ama bişey demiyordum.Çünkü herkesin
düşüncesi kendine,saygı duyarım.Sadece zaman zaman akıl veriyordum şöyle şöyle
yapsan daha iyi olur diye.Tabi bunu mantıklı sebeplerle açıklıyordum ki o da
her zaman benim dediğimi yapıyordu.
Biz bununla çok iyiyiz,sürekli gülüyoruz böyle sevgi
pıtırcığı gibi bişeyiz falan.Günlerden bir gün canı çalışmak istedi
hatunun.Normalde sorumsuzun önde gidenidir kendisi.(Bunu her zaman yüzüne
söylediğimden burada dedikodusunu yapmış olmuyorum canım.)
Neyse efenim bu bi ayakkabı dükkanında satış sorumlusu
olarak başladı işe.Ertesi gün ben Tekirdağ'a gittim ailemin yanına 1
haftalığına.
Dipnot:Şehir dışında okuyorsanız ailenizi ister istemez
özlüyorsunuz ve okuduğunuz şehirde hiç geçmeyen vakit ailenizin yanındayken
öyle bir geçiyor ki şaşırıp kalıyorsunuz.
Günler geçti gitti çabucak.
Benim de mesaj hakkımın son günü.Mesaj attım ev
arkadaşıma pazar günü gelicem,daha da mesaj atamıcam haberin olsun diye.Bindim
pazar günü otobüse.Akşam 11 de oradaydım.Eve geldim kimse yok.Alla allaa nerde
bu kız diyerek mutfağa girdim,girmez olaydım.Tezgahın üstü leş gibi,bulaşıklar
birikmiş,içki şişeleri her bir yerde,sigara falan içilip külü tezgaha atılmış
ki ev arkadaşım sigara içmezdi genelde.Ben bildiğin çıldırıyorum nolmuş buraya
diye.Hayır mesaj hakkım da yok ki arayıp ağzına sıçayım.Söylene söylene
mutfaktan çıkıp salona girdim.O da ne!!! Birisi bütün eşyalarını bizim salona
yığmış.Battaniyeler,yastık kılıfları,kitaplar,valizler ooooo bizim eve 3.
çıkmış haberim yok.Altı üstü 1 hafta yoktum ulan ben!Ben artık iyice kontrolden
çıkmışken telefonum çalmaya başladı.Baktım ev arkadaşımın annesi.Niye arıyor ki
şimdi bu kadın beni? Saat de 2 olmuş ben bildiğim bütün küfürleri
saydırırken.Açmadım.Aradan 1 saat geçti kadın gene arıyor.Bu arada ev arkadaşım
ortada yok hala.Telefon da çalıyor.Açtım.O da kızını merak etmiş sabahtan beri
ulaşamıyormuş,senin pazar günü dönceğini söylemişti döndün mü dedi.Evdeyim
desem kızını sorcak.Kız ortalıkta yok teyzecim kaçmış gitmiş desem kadının
yüreğine incek zaten sesi ağlamaklı..Burda burda uyuyo mışıl mışıl desem ya
başına bişey geldiyse dışarda? En güzeli yalan söylemek diyerek şehre daha
dönmediğimi söyledim.Kapattık telefonu.Yalnız benim içim içimi yiyor.Az önce
tonlarca şey saydığım kızı şimdi deli gibi merak ediyorum.Sinanı aramaya karar
verdim kalk arayalım dışarda diye.Tam telefonu elime aldım baktım kapı
açıldı.Ben tabi hemen çemkirmeye başladım.Sarıldı hemen ben de çok özledim seni
diye.Leş gibi içki kokuyor.Aferin hem bu saatte gel hem de sarhoş oooohh ne ala
memleket.Anan da seni okuyo bilsin gurbet ellerde,meraklansın,içi içini yesin
oralarda.Kızdım biraz falan sonra anlattı işyerinden arkadaşlarıyla dışarda
eğlenmişler,annesinin aradığını görmüş bilerek açmamış telefonu dışarda
diye,salondaki eşyalar da esranınmış(yakın arkadaşı)yurttan çıkmış da bizim eve
koymuş bi süreliğine bıdı bıdı bıdı.Anlattığı şeylerden tek bir noktaya
takıldım.Mutfağın hali ne diye sorduğumda, iş yerinden Umut diye bi çocukla
gelmişler de bi gece o zamandan kalmış,fırsat bulamamış toplamaya.
1.si
sen daha bir haftadır tanıdığın elin oğlunu neden tutup da eve getiriyorsun?
2.si
hadi eve getirdin neden gece kalmasına izin veriyorsun?
3.sü hadi kalmasına izin verdin neden onla içki
içiyorsun?
Dikkatli ol dedim sadece,başka bir şey demedim o
gün.Bu her gece eve üçte dörtte gelmeye başladı,aynı evin içinde kızın yüzünü
göremez oldum.Garip garip giyinmeler,10 santim platformlarla dışarda gezmeler
falan noluyoooooo arkadaşım?
Gene sustum Allah için bir şey demedim.Sadece
gözlemliyorum falan.Bir gece mesaj geldi. ''Bebeyim mesaiye kaldık,Umut'la
gelicez.'
Allahtan mesaj hakkım yok.Ya zaten o çocuğa ayar
oluorum tutup niye eve getiriyorsun ki.Saat 2buçuk muydu neydi bunlar
geldi.Çocuk gelir gelmez duşa girmesin mi!
1.si burası babanın evi mi gelir gelmez duş falan?
2.si daha benimle tanışmamışsın bu ne yüzsüzlük?
Benim sinirlerim çabucak fırlamaya meyillidir
genelde.Benden beklenileceği üzere benim şarteller attı.Suratım beş karış tek
kelime etmiyorum.Çıktı sonunda çocuk duştan.Bi de ev arkadaşıma demesin mi
'şekeriğğğmmm saç kurutma makinesi var mıııııııııııığğğğ?' Ay yemin ederim
tiksindim var ya sırf ev arkadaşımın hatrına susuyorum ama ağız burun dalıcam
son sevideyim artık.İçki almışlar terasta içceklermiş.Sen de gel diye tutturdu
ev arkadaşım gelirim birazdan dedim ama gitmeye niyetim yok.Suratım da
asık.Çakıyor sinirlendiğimi ama gıkı çıkmıyor ev arkadaşımın.
Facebookta arkadaşla konuştum da biraz yatıştı
sinirlerim.Sohbeti bitirdikten sonra dur dedim bakayım napıyoolar,gittim
yanlarına.Muhabbet ettik biraz,ben tabi çocuğu inceden inceden iğneleyen cümleler
kuruyorum.O da salağa yattı bir şey demedi.Bi de desin! Yerle bir ederdim o
hınçla onu.
Ertesi gün aldım ev arkadaşımı karşıma bak bu çocuğu
hiç gözüm tutmadı,sağlam pabuç değil bu,hem sevgilisi var hem sana yavşıo,saf
görmüş seni belli aklını başına topla falan filan bi sürü nasihat verdim.
O zaman ben samimiyetimi azaltayım onunla dedi,senin
bilceğin iş ama benim gözüm tutmadı dedim tekrardan.Konu orada kapandı.
Ertesi gece gene geç saatte bir mesaj.
'Umutla gelcez bitanem.'
Kimden olduğunu tahmin edersiniz.Daha bu insana ne
söylenebilir ki? O günden sonra kestim tamamen muhabbetimi.Zaten iyi yola doğru
gitmiyordu.İnsan gibi akıl veriyoruz doğru yolu gösteriyoruz ama yok hanım
kızımızın aklı beş karış havada.
Ne hali varsa görsün!
Ben elimden geleni yaptım,içim rahat.
Geriye dönüp baktığımda sadece ortadaki
anılara üzülüyorum.Oysa ki bundan 2 3 ay öncesine kadar o anılar benim
için ne kadar da değerliydi.
Yazık.
Söyleyebilceğim tek şey bu.