25 Eylül 2012 Salı

Bence mantıklı...


·        Gürültü ve karmaşanın ortasından sakince geç, sessizlikte ne büyük bir huzur olduğunu hatırlayarak…
·       Mümkün olduğunca ama teslim olmaksızın herkesle iyi geçin.
·       Doğru bildiğini sesini yükseltmeden ama açık seçik dile getir ve diğerlerine de kulak ver; ne kadar pırıltısız görünse de onların da bir hikayesi vardır.
·       Gürültücü ve saldırgan insanlardan uzak dur, çünkü onlar özüne sıkıntı verirler.
·       Eğer kendini başkalarıyla kıyaslayıp durursan; ya mutsuz ya da kendini beğenmiş olursun.
Çünkü her zaman senden daha iyi ya da daha kötü durumda birileri olacaktır.
·       Planların kadar gerçekleştirdiklerinden de zevk al.
·       Kariyerine ilgini kaybetme; ne kadar basit olursa olsun, zamanın değişen değerlerine karşı gerçek hazinendir.
·       İşinde temkinli ol, dünya sahtekarlıklarla doludur.
Fakat bu temkinliliğin, sahip olduğun meziyetleri kullanmana engel olmasın; çok insan yüksek idealleri için çırpınır ve hayat her yerde kahramanlıklarla doludur.
·       Kendin ol.
·       Özellikle sevmediğin halde seviyormuş gibi davranma.
·       Aşka kırgın da olma; çünkü bütün hayal kırıklıklarına rağmen aşk çimenler gibi yeniden doğar hiç beklemezken.
·       Yılların geçişine saygıyla boyun eğ ve asaletle terk et gençliğin heveslerini.
·       Ruhunu güçlendir, beklemediğin anda gelen talihsizliklere karşı seni koruması için.
Ama bu karanlık hayallerle kendini üzme. Pek çok korku bitkinlik ve yalnızlıktan doğar.
·       Kendine karşı nazik ol.
Sen de bu evrenin çocuğusun, en az ağaçlar ve yıldızlar kadar. Sen fark etsen de fark etmesen de evren olması gerektiği gibi hareketine devam ediyor zaten. Bu yüzden Tanrı’dan ne anlıyorsan onunla barış içinde ol.
·       Çabaların ve emellerin ne olursa olsun, hayatın gürültülü karmaşasında barış ve huzuru kalbinden hiç eksik etme.
·      Bütün basitlikleri, yıpratıcılığı ve hayal kırıklıkları ile bile dünya çok güzel.
·       Neşeli ol.
·       Mutlu olmak için çırpın.

*Max Ehrmann’ın 1927’de yayımlanan ‘Desiderata’ adlı şiirinin çevirisi. Çevirmeni bilinmemektedir.



2 Eylül 2012 Pazar

Yarın güzel olacak,inanıyorum.

Bugün arkadaşla oturmuş ne kadar fakir olduğumuzdan bahsederken aklımıza parlak bir fikir geldi.Yurt tanıtımı yapmak!
Malum yarın üniversite kayıtları başlıyor.Yeni gelecek yavrucukların kalacak bir yere ihtiyaçları olacak ve o esnada devreye biz gircez ve anlaştığımız bir yurdun tanıtımını yapcaz.Üstelik günlük 50 TL ve yurda kayıt ettirdiğin öğrenci başı 100 TL alıyorsun.Yani gayet karlı bir iş.
Hemen arkadaşlarla konuştuk ve tanıtımını yapcağımız yurdu bulduk.Ama sorun şu ki biz o yurdu hiç bilmiyoruz.
Ay ama napalım yani gözümüzü para hırsı bürüdü söyleriz bişeyler artık.Sonuçta her yurtta sıcak su,internet,etüt salonu falan var. 

Bu akşam toplantı vardı ve biz gidemedik.
'Madem gelemiyorsunuz yarın sabah 07:30'da okul önünde buluşalım' demiş arkadaşıma, telefonda konuştuğu arkadaşı.

Ay inşallah uyanabilirim.
Bence kesin uyanırım sonuçta işin ucunda 50 TL var :)
Bi de nolur bitanecik öğrenci kaydettireyim yurda Allaaahım.

AMİN.